top of page
Ara
  • Seçkin AYDIN

"Phantom Syndorome of Things and Oxymoronic Repair of Growth" 2017

Güncelleme tarihi: 13 Ağu

"Eşyanın Fantom Sendromu ve Büyümenin Oksimoronik Onarımı" 2017. (Türkçe İçin aşağı ininiz)


Phantom Syndrome: It is the feeling that the phantom limb, a severed or missing limb is still attached. The amputee may feel very strongly that the phantom is still part of the body. Suppressed memories in phantom limbs could potentially explain the reason for the sensations that exist after amputation. This syndrome can cause severe physical pain and psychological trauma.

----


I was born on the bank of the Tigris river. That's Northern Mesopotamia. I grew up here by studying art at Dicle University, which is located on the bank of the same river and is called by the local name of the same river. I taught at this university. I am still teaching at another university in another city called Batman, on the banks of the same river.


This is also an oil city, a city where oil wells of large international and national companies are located. The university was established outside the city, right next to the Tigris River. I live in a house built on the ruins of the Mesolithic and Neolithic ages, in these lands where civilization began to flourish. On the one hand, I have semi-nomadic neighbors who come and go seasonally and live in tents who have not yet settled down, and on the other hand, at the University, an institution derived from the word Universal, I want to transfer universal values to new generations through art and science.


Some of my students are children of nomadic families. Coming from pre-Neolithic lifestyles, crossing rivers, hills, steppes, sometimes in snow and rain, sometimes in scorching heat, these still unsettled children come to the University to learn and produce science and art in the name of Universal values.


Just south of the river, there was a 12 thousand-year-old town called HASANKEYF, where life has continued uninterruptedly since the Neolithic Age until recent years.

In order to meet the electricity needs of modern cities and factories, in the name of progress, in the name of growth, in the name of development, a dam was built on the site of the Town.

The entire town and the surrounding ecosystem were flooded by the dam.

Larger and augmented, allegedly modern houses were built for people who were displaced.


The outstanding universal values of UNESCO (!) were not enough to protect this town.

Some of my students come from this town. When I tell them about civilization and superior universal values, I don't think I have much credibility.


Displacing the inhabitants of this town, which is one of the first examples of settled life in the world, raises these questions...

what is house,

what is it to be domesticated,

what is being kicked out of the house,

what is it to be homeless,

what is it to be modern,

what is it to be primitive,

Is it primitive to live in a cave,

To be civilized is to drown a town in a modern dam?


In my work titled 'Phantom Syndorome of Things and Oxymoronic Repair of Growth', I used a porcelain teapot produced in a modern factory that gets its electricity from dams like this one.

In order to enlarge this porcelain with ironically plant patterns on it, I broke its integrity and divided it into two.

Then I kneaded the clay I collected around Hasankeyf.

Then I enlarged the teapot.

Yes, the teapot has grown, it has moved forward, just like our civilization.

But it's obsolete now, just watchable,

Like Hasankeyf.

It's just like Hasankeyf, which has turned into a touristic cemetery where the bitter pleasure of destruction is watched.


-----------------------------------------0-------------------------------------------


Türkçe


Fantom Sendromu / Hayalet Sendromu: Fantom / Hayalet organ, kopmuş veya eksik bir uzuvun hala takılı olduğu hissidir. Ampute, hayaletin hâlâ vücudunun bir parçası olduğunu çok güçlü bir şekilde hissedebilir. Hayalet uzuvlardaki bastırılmış anılar, amputasyondan sonra var olan hislerin nedenini potansiyel olarak açıklayabilir. Bu sendrom şiddetli fiziksel ağrıya ve psikolojik travmaya neden olabilir.

----------


Dicle nehrinin kıyısında doğdum. Orası Kuzey Mezopotamya. Ben de burada, aynı ırmağın kıyısında bulunan ve aynı ırmağın yerel adıyla anılan Dicle Üniversitesi'nde sanat okuyarak büyüdüm. Bu üniversitede ders verdim. Halen aynı ırmağın kıyısında Batman adında başka bir şehirde başka bir üniversitede çalışıyorum.

Burası aynı zamanda bir petrol şehri, uluslararası ve ulusal büyük şirketlerin petrol kuyularının bulunduğu bir şehir. Üniversite şehrin dışında, Dicle Nehri'nin hemen yanında kurulmuş. Uygarlığın yeşermeye başladığı bu topraklarda, Mezolitik ve Neolitik çağların yıkıntıları üzerine inşa edilmiş bir evde yaşıyorum. Bir yanda yerleşik hayata henüz geçmemiş mevsimsel olarak gelip giden ve çadırlarda yaşayan yarı göçebe komşularım var, diğer yanda Evrensel kelimesinden türemiş bir kurum olan Üniversitede, evrensel değerleri sanat ve bilim yoluyla yeni nesillere aktarmak istiyorum.


Öğrencilerimden bazıları göçebe ailelerin çocukları. Neolitik öncesi yaşam tarzlarından gelen, nehirleri, tepeleri, bozkırları aşarak, bazen karda ve yağmurda, bazen kavurucu sıcakta, hala yerleşik olmayan bu çocuklar, Evrensel değerler adına bilim ve sanat öğrenmek ve üretmek için Üniversiteye gelirler.


Nehrin hemen güneyinde, Neolitik Çağ'dan bu yana kesintisiz olarak yaşamın devam ettiği, HASANKEYF adında yaklaşık 12 bin yıllık bir kasaba vardı.

Modern şehirlerin ve fabrikaların elektrik ihtiyacını karşılamak için ilerleme adına, büyüme adına, gelişme adına, Kasabanın bulunduğu yere bir baraj inşa edildi.

Tüm kasaba ve civardaki ekosistem baraj suları altında kaldı.

Evinden edilen insanlar için de daha büyük ve arttırılmış, olduğu iddia edilen modern evler yapıldı.


UNESCO'nun üstün evrensel değerleri (!) bu kasabayı korumaya yetmedi.

Bazı öğrencilerim bu kasabadan geliyor. Onlara medeniyetten ve üstün evrensel değerlerden söz ettiğimde pek bir inandırıcılığım olduğunu sanmıyorum.


Yerleşik hayatın dünyadaki ilk örneklerinden biri olan bu kasabanın yerlilerini yerinden etmek bu soruları düşündürüyor...

ev nedir,

evcil olmak nedir,

evden kovulmak nedir,

evsiz olmak nedir,

modern olmak nedir,

ilkel olmak nedir,

Mağarada yaşamak ilkellik midir,

Uygar olmak, modern bir barajda, bir kasabayı boğmak mıdır?


'Eşyanın Fantom Sendromu ve Büyümenin Oksimoronik Onarımı' isimli çalışmamda elektriğini bunun gibi barajlardan alan modern bir fabrikada üretilmiş porselen çaydanlık kullandım.

İronik bir şekilde üzerinde bitki desenleri olan bu porseleni büyütmek adına bütünlüğünü bozup ikiye böldüm.

Daha sonra Hasankeyf civarlarından topladığım kili yoğurdum.

Sonra çaydanlığı genişleterek onardım.

Evet çaydanlık büyüdü, öne doğru ilerledi, tıpkı medeniyetimiz gibi.

Ama artık kullanılmaz durumda, sadece izlenebilir,

tıpkı Hasankeyf gibi..

Yıkımın acı hazzının izletildiği turistik bir mezarlığa dönüşmüş Hasankeyf gibi.





57 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page